İnsan vücudunun koruyucusu ve estetik açıdan önemli bir parçası olan cildin yapısında zaman içerisinde çeşitli olumsuz değişiklikler meydana gelmektedir.
İleri yaş, güneş ışınları, mevsimsel değişimler, hava kirliliği, yorgunluk, uykusuzluk, stres, sağlıksız beslenme, alkol, sigara tüketimi ve genetik faktörlere bağlı olarak yapısında meydana gelen değişikliklerle cilt, diğer organlardan daha hızlı yaşlanır. Ciltte yaşlanma etkilerine bağlı olarak kırışıklık, elastikiyet ve nem kaybı ile birlikte lekeler de oluşur. Ciltte; yaşlanma ve çevresel faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan sorunların tedavisinde sağlıklı ve genç bir görünüm elde etmek için yüz gençleştirmede “Altın İğne” olarak da bilinen “Fraksiyonel Radyofrekans” kullanılmaktadır. İşlem için kullanılan iğnelerin altınla kaplı olmasından dolayı Altın İğne olarak da adlandırılmıştır. Cildin yüzeyine etki etmeden direkt olarak cilt altına ulaşılarak; cildin parlak, gergin ve sağlıklı olmasını sağlayan Altın İğne uygulaması ile cilt üzerindeki sorunlar da tedavi edilebilmektedir.
Altın iğne hem yüz hem vücut için uygulanmaktadır. Fraksiyonel radyofrekans uygulamaları şunlardır;
– Uygulama öncesi cilde lokal anestezik krem sürülür, böylece işlem sırasında ağrı minimuma indirilir.
– Cihazın altın kaplı iğneleri cilt yüzeyine temas eder ve belirlenen derinliğe girerek radyo frekans enerjisini verir.
– Seans ortalama 30–45 dakika sürer.
– Çoğu kişide 2–4 seans arasında planlama yapılır; seanslar genellikle ayda bir tekrarlanır.
Mikro boyuttaki altın kaplama iğnelerle cildin kontrollü bir şekilde delinmesi ve bu iğnelerin tam uçlarından cilt altına radyofrekans dalgalarının iletilmesi işlemidir. Altın, enerjiyi en stabil ve yan etkisiz şekilde ileten metal olduğu için kullanılır. Isınan alt deri (dermis) tabakası hızla yeni kollajen üretmeye başlar. Bu sayede cilt sıkılaşır, yenilenir ve pürüzsüzleşir.
Uygulamadan önce cilde güçlü bir lokal anestezik krem sürülerek 20-30 dakika beklenir. Bu sayede işlem sırasındaki batma ve ısı hissi oldukça tolere edilebilir bir seviyeye iner (hastalar genellikle hafif bir karıncalanma hisseder).
Klasik lazer tedavilerinin aksine, cilt yüzeyinde soyulma veya kabuklanma yapmaz. İşlemden sonraki ilk birkaç saat yüzünüzde tatlı bir güneş yanığı kızarıklığı ve hafif bir sıcaklık hissi olur. Bu kızarıklık ertesi güne neredeyse tamamen geçer ve rahatlıkla işe veya sosyal hayata dönebilirsiniz.
İlk Etki: İşlemden hemen sonra ciltte hafif bir gerginlik ve parlaklık başlar.
Gerçek Değişim: Kollajen üretiminin tamamlanması zaman aldığından, asıl gözle görülür sonuçlar 2. ila 3. aydan itibaren (özellikle son seans bittikten sonra) zirveye ulaşır.
Kalıcılık: Elde edilen yenilenme ve sıkılaşma etkisi 1 ila 1.5 yıl boyunca kalıcılığını korur. Yaşlanma sürecini tamamen durduramadığımız için, yılda 1 kez koruma seansı yapılması önerilir.
Son Güncelleme Tarihi: 21.05.2026